Kapat

Ortaçağ’dan Bazıları Kusmanıza Neden Olabilecek 13 Temizlik ve Sağlık Uygulaması

Yatak lazımlığı

Çocukluğumuzdan bu yana hijyenik olmak için teşvik ediliyoruz. Ellerini yıka, dişlerini fırçala, toprakla oynama… Ortalama ömrün 40 olduğu ve tıbbi bilginin tamamen reddedildiği Ortaçağ‘dan bu yana birçok şey değişti. Ancak tam olarak ne kadar değişti? Tiksinmeye ve rahatsız olmaya hazır olun! İşte geçmiş yüzyılların günlük yaşamından en kötü, en pis uygulamalardan bazıları.

#1. Doğum sancılarını azaltmak için kartal dışkısı kullanılıyordu

Doğum Sancısı Kartal Dışkısı

Kartal dışkısına şaşırmak yerine, kartala kadar hangi kuşların dışkılarının kullanıldığını düşündüren uygulamadır. Tavuk? Karga? Güvercin? Bunların işe yaramadığını ve olayın kartal dışkısına kadar geldiğini hayal edin! Saçmalık mı, iğrençlik mi? bilemedik!

#2. Yüz yıkamak için idrar kullanılıyordu

idrarla yüz yıkamak

Belki de Ortaçağ’daki en pis şey, her türlü “hijyenik” uygulama için idrar kullanılmasıydı. İdrarın antiseptik özelliklere sahip olduğuna inanılıyor ve yüz ya da kıyafet yıkamak için kullanılıyordu. Hiçbir modern imkanın olmadığı bir yerde tek başına kalanların işine yarayabilir, ancak geri kalanlarımız bu uygulamadan tiksinecektir!

#3. Köylüler tuvalet kağıdı olarak yaprakları kullanmak zorundaydı

yaprakla taharet

Kentlerde yaşayan insanlar paketler halinde satılan ve kıç bezi denilen malzemeyi kullanabiliyorlardı, ancak köylüyseniz çevrede olanı kullanmak zorundaydınız ve bu genelde yaprak oluyordu. Umarız kimse yanlışlıkla zehirli bir bitkinin yaprağını denememiştir!

#4. İnsanlar elbiselerini nadiren değiştiriyordu

ortaçağ kıyafetleri

Çoğu insanın, her mevsim için bir tane olmak üzere sadece dört kıyafeti olurdu. Diğer toplumlara göre daha modern kabul edilen Romalılar bile, takım elbise ve diğer kıyafetlerini yalnızca her iki ayda bir değiştirebiliyordu. Kesinlikle paketlenmesi çok kolay bir bavul, ancak kokusunu ne yapacağımızı da düşünmemiz lazım!

#5. Yatak lazımlığı adında bir eşya vardı

Yatak lazımlığı

Soğuk gece yarılarında tuvalete gitmeyi eziyet olarak gören kadınlar akıllı bir çözüm ürettiler: yatağın altında muhafaza edilen bir yatak lazımlığı! İğrenç kokması dışında oldukça zekice değil mi? Yatak lazımlıkları bakteriler için üreme alanı olduğundan, insanlar pisliklerini pencereden dışarı boşaltıyordu.

#6. Diş ağrısının tek çözümü ağrıyan dişi çektirmekti

diş çektirme

Anestezi yoktu, tedavi etme girişimi yoktu, hatta yalnızca diş sorunlarına bakan özel bir meslek dalı da yoktu! Diş ağrısının tek bir çözümü vardı ve o da aynı zamanda saç kesimi yapan yerel berberiniz tarafından dişinizin çekilmesiydi.

#7. Her şeyi tedavi etmek için sülük kullanıyorlardı

sülük tedavisi

Elbette “tedavi” burada çok ucu açık bir kavram. Ancak geçmişteki insanlar, çoğu sağlık sorununun sebebi olduğuna inandıkları kötü kanı, sülüklerin emmesi ya da bıçak kesiğiyle akıtma yoluyla iyileştirebileceklerine inanıyorlardı. Tedavinin işe yarayıp yaramadığını görmek içinse, sonuçlarını beklemekten başka çareleri yoktu.

#8. Peruklar genellikle bit yuvası haline gelmişti

ortaçağ peruk

Neredeyse dört yüzyıllık popülerliğin ardından, peruk çılgınlığının nihayet sona ermesi memnun edici. Zira gülünç görünüyorlardı, rüzgarda yürümek kabus gibiydi ve hijyenik değillerdi. Uygunsuz olmalarına neden olan en önemli özellikleri ise, gerçek saçlardan yapılmaları ve neredeyse hiç yıkanmıyor olmalarıydı. Sonuç olarak bit yuvası olmaları kaçınılmazdı!

#9. Diş solucanları denilen canlıların olduğunu düşünüyorlardı

diş solucanı

1400’lü yıllarda yaşayan o tuhaf insanların, diş solucanı gibi tuhaf düşünceleri de vardı. Var olduklarını düşündükleri bu canlıların, insanların dişlerine bulaştığına ve diş ağrısına neden olduğuna inanıyorlardı. Onlardan kurtulmak için ürettikleri çözüm yolu da tuhaftı; Bir mum yakarak hastanın ağzını dumanla dolduruyor ve solucanların yuvalarından çıkmasını bekliyorlardı. Günümüzde böyle bir sahneye şahit olsak, ilk akla gelen şey bunun bir kamera şakası olduğu olurdu.

#10. Herkes aynı suda yıkanıyordu

toplu banyo

Tıpkı umumi bir havuz gibi değil mi? Ama değil. Çoğu kişinin evinde bir küvet veya duş bulunmadığından, neredeyse herkes yıkanmak için ortak banyo alanları kullanıyordu. Günümüzde ortak havuzlar bile hijyenik olmamaları açısından eleştirilirken, bu ortak banyo sularının ne kadar pis olabileceğini tartışmaya bile gerek duymuyoruz!

#11. Çilleri yok etmek için kükürt kullanılıyordu

Kükürt

Ortaçağ’da çiller, onlardan kurtulmak gerektiği düşünülen iğrenç cilt lekeleri olarak düşünülüyordu. Yüzyıllar sonra icat edilecek lazerli tedavi yöntemini kullanamadıkları için, yüzlerine kükürt sürmeyi tercih ettiler. Peki çillerden kurtulabildiler mi? Evet! Ancak yüzlerinin yarısı da çillerle birlikte yok oldu!!! 😮

#12. Çamaşırlar küllü su ve idrar karşımı ile yıkanıyordu

eskiden çamaşır nasıl yıkanırdı

Kıyafetlerin hijyeni konusuna önceki maddelerde değinmiştik. Üç ay boyunca giyilen aynı kıyafetin nihayet yıkanması gerektiğinde, temizlik malzemesi olarak idrar ve küllü su karışımı kullandılar.

#13. Peruklar hayvan yağı ile şekillendiriliyordu

ortaçağ perukları

Neden olmasın? Sonuçta peruklar çok dolgun ve onları şekillendirmek için bir malzeme gerekiyordu. Ortaçağ şartlarında en kolay bulunabilecek malzemelerden biri olan hayvan yağını tercih ettiler. Yağ kokuyordu. Hem de öyle böyle değil; kokusundan durulmayacak şekilde…! Güzel görünmek mi yoksa kokmak mı? İşte bütün mesele buydu!

Share on Facebook17Share on Google+1Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir