Kapat

Bazıları Yeni Nesil Tarafından Hiç Bilinmeyen Teknolojide Çığır Açan 10 Küçük Cihaz

Sony Walkman

Teknoloji tarihinde çığır açan cihazlar olmasaydı, bugün hala yerimizde sayıyor olurduk muhtemelen. Bazıları artık kullanımda değil, bazılarına da kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Günlük hayatımızı değiştiren, çok daha büyük buluşların yolunu açan küçük ama çok önemli 10 icadı hatırlamaya ne dersiniz?

#1. Kodak Brownie

Kodak Brownie

Uygun fiyatlı ve basit fotoğrafçılığın yolunu açan Kodak Brownie, 1900 yılında piyasaya sürüldü ve fotoğrafçılığı profesyonellerinden özelinden alıp herkesin edinebileceği bir hobi haline getirdi. Kodak Brownie, çok basit karton bir kutunun içinde “menisküs” lensten oluşuyordu ve Kodak’ın 117’lik sarma filmiyle çalışıyordu. Kullanımı çok kolaydı ve fiyatı sadece 1 dolar’dı. (Bugünkü rakamlara vurduğumuzda 30 dolardan daha az ediyor.) Adını, dönemin ünlü karikatüristi Palmer Cox’un sevilen karakteri Brownie’den alan fotoğraf makinesi bir yıl içinde 150 bin adet sattı ve bugün cep telefonlarımıza dahil olan, herkesin kendi çapında birer fotoğrafçı olmasını sağlayan teknolojinin de önünü açtı.

#2. Philips Radyo Kaydedici

Philips Radyo Kaydedici

Radyo denilen cihaz olmasaydı hayat nasıl olurdu bilemiyoruz. Bir zamanların en önemli iletişim aracı olan radyonun mucidi İtalyan biliminsanı Guglielmo Marconi. Nitekim kendisi radyonun babası olarak da anılır. Ancak Marconi bu yolda yalnız değildi. İngiliz mucit James Maxwell 1865 yılında elektronik olarak üretilen radyo dalgalarının yayılma teorisini kurarken, Alman fizikçi Heinrich Hertz de bundan 23 yıl sonra Maxwell’in teorisini pratik olarak gerçekleştirmeye başladı. Böylece Marconi’nin girişimiyle birlikte 1898 yılında ilk radyo doğdu. O zamanlar radyo sadece dinlemek içindi. Dünyada olup bitenler radyo kanallarındaki haber bültenleriyle öğrenilirken, İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız direnişçiler Nazi subaylarından gizli olarak kendi aralarında radyo dalgaları aracılığıyla haberleşiyordu. Radyo elbette insanlığını yönünü değiştiren, radyo kaydedici de teknolojinin gelişimini ivmelendiren bir buluş oldu. Bunu başaran, Almanların en büyük teknoloji markalarından biri Philips’ti. Philips, hem portatif hem de kaset kaydedicinin bir araya geldiği kaydediciyi 1966 yılında üretti. Kaydedicinin icadı, taşınabilir müzik cihazlarında yeni bir çığır açmıştı. Artık radyoda dinleyebildiği her şeyi kaydedebiliyor ve dilediği zaman dinleyebiliyordu insanoğlu. “Boombox” (seyyar teyp) ya da “Ghetto Blaster” olarak anılan bu cihaz özellikle Amerika’daki partilerin vazgeçilmezi olmuştu. İlk başlarda neredeyse bavul büyüklüğünde üretilen radyo kaydedici gittikçe küçüldü ve sokakta yürürken dahi rahatlıkla taşınabilir hale geldi. 1960’lı ya da 1970’li yılları bilemeyiz ama özellikle yabancı müzik dinlemek isteyen ve bu konuda kısıtlı imkana sahip olan 80 kuşağı Türk gençleri için dahi “ergen problemleri”nden kaçışın bir çözümüydü radyo kaydediciler.

#3. Hesap Makinesi

Wilhelm Schickard Hesap Makinesi

Çarpım tablosu öğrenmeden büyüdüğü kabul edilmeyen bir neslin çocuklarıyız biz. Ama işin içine birden fazla işlem ve çok basamaklı sayılar girince, hesap makinesi hepimizin vazgeçilmezi oluveriyor. İlk başlarda sadece dört işlem yapabilen ancan zaman geçtikçe birçok farklı işlemi gerçekleştirebilen hesap makinesinin atasını duyduğunuzda eminiz çok şaşıracaksınız: Bir abaküs! Abaküsten bozma hesap makinesini ilk icat eden Heidelberg Üniversitesi hocalarından Wilhelm Schickard oldu. Schickard’ın 1623 yılında icat ettiği bu alet astronomi, matematik, alan yüzölçümülerini hesaplama ve haritacılık işlemlerinde kullanılmıştı. Bugün bildiğimiz anlamdaki hesap makinelerini ilk üreten ise Japon elektronik firması Sharp oldu; onu hızla Sanyo ve Canon takip etti. 1970 yılında piyasaya giren ürün rahatlıkla taşınabilir ve uygun fiyatlı olması sebebiyle, bakkaldan ilkokul öğrencisine herkesin gözdesi olmuştu. Önceleri ayrı bir cihaz olarak kullanılan hesap makineleri artık cep telefonlarımızın standart özelliği. Dört işlem yaparak hayata gözlerini açan bu küçük ama akıllı cihazlar bugün grafiksel çözümle sunabilen yeni modelleriyle mühendislik alanında da büyük kolaylıklar sağlıyor.

#4. Game Boy

Game Boy

Yıl 1989… O güne kadar Atari oyun konsoluyla idare eden bilgisayar oyunu tutkunları ileriki günlerde fenomene dönüşecek olan Game Boy’la tanıştı. İlk Game Boy, Nintendo’da çalışan mühendisler Gunpei Yokoi ve ekibi tarafından tasarlandı, prototipi 1987 yılında yapıldı. Firma yeni icadına o kadar güveniyordu ki, Nintendo Japon’un Başkanı Hiroshi Yamauchi, Game Boy’un üç yıl içinde 25 milyon adet satacağını iddia ediyordu. Yanılmadı da… Zira 1989 yılında piyasaya çıktıktan sonra üç yıl içinde tam 32 milyon adet Game Boy satıldı. Game Boy, en büyük rakibi Atary Lynx‘e göre hiç de havalı olmayan bir görünüme sahipti. 2,5 inçlik ekranı sadece gri tonları gösterebiliyordu. Ancak iki adet pille çalışıyor ve 30 saat oynanabiliyordu. Dünya genelinde 35 milyon adet satan Tetris oyunun kült haline gelmesi de Game Boy sayesinde oldu. Benzerleri arasında en iyi olmasa da Game Boy ortaya çıktığında bilgisayar oyunu tarihinde kesinlikle bir devrim yaratmıştı.

#5. Tamagotchi (Sanal Bebek)

Tamagotchi Sanal Bebek

Oldukça saçma, tuhaf ve kısa ömürlü olmasına rağmen, çıktığında büyük bir patlama yaratan bir başka oyun da Tamagotchi. Yine bir Japon mühendis tarafından icat edilen Tamagotchi, 1996 yılında piyasaya çıktı ve deyim yerindeyse ortalığı kasıp kavurdu. Diğerlerinin aksine son derece basit bir oyun olan Tamagotchi, şekli yumurtayı andıran küçücük bir cihazdan oluşuyordu. Oyun, ekranda beliren yavru bir hayvanın yaşatılması ve büyütülmesi üzerine kurgulanmıştı. Tamagotchi sahipleri bir düğmeyle yavru hayvanın karnını doyuruyor, altını temizliyor ya da onunla oyun oynuyordu. Bunlar yapılmadığı takdirde yavru hayvan ölüyordu. Kimileri bu oyuncağın çocuklar için son derece travmatik olduğunu söylerken, kimileri de tam aksine onlara sorumluluk aşıladığı fikrindeydi. Kısa sürede ortaya çıkan taklitleri başarısının da kanıtıydı. Piyasada çok kısa ömürlü olmasına rağmen dijital çağda bir çığır açan Tamagotchi’nin 44 değişik versiyonu piyasaya sürüldü ve 2010 yılına kadar dünya çapında 76 milyon adet satıldı.

#6. Palm Pilot (Cep Bilgisayarı)

Palm Pilot

O zamanlar ne akıllı telefon vardı ne de tablet. Hal böyle olunca yanında dijital bir asistan taşımak da hem çok elzem hem de çok havalıydı. Ülkemizde “cep bilgisayarı” olarak adlandırdığımız Palm Pilot da 1996 yılında işte bu fikirle ortaya çıktı. Aslında US Robotics tarafından ilk düşünüldüğünde amaç el yazısını tanıyan bir yazılım üretmekti. Ancak proje geliştikçe üretilecek olan cihaz dijital bir kişisel asistana dönüştü. Ve o dönem çok moda olan “personel data assistant”lar (PDA) arasından sıyrılarak bir numaraya yerleşmeyi başardı. İçinde isim ve adreslerin saklanabildiği veri tabanı, not defteri ve iletişim kurmayı sağlayan bölümlerin bulunduğu Palm Pilot, bugünün akıllı telefonlarının da müjdecisiydi.

#7. Walkman

Sony Walkman

Bilhassa 80’li yıllarda genç olanlar için bir fenomen de walkman’ler hiç kuşkusuz. Her ne kadar bugünün gençliği arasında varlığından haberdar olmayanlar olsa bile… 80’li yıllarda, ergenlik dönemi bunalımlarının en iyi kaçış aracı olan walkman, Sony tarihinin muhtemelen en başarılı ürünü. Ortaya çıkış hikayesi ise son derece eğlenceli. Walkman’in fikir babası Sony’nin kurucularından Akio Morita. Gerçek bir opera tutkunu olan ve işi gereği sürekli seyahat eden Morita, okyanus aşırı yolculuklarda sıkılınca “Neden taşınabilir bir kasetçalar olmasın?” demiş ve çalışanlarına tez elden bir tane icat etmeleri için emir vermiş. Emir büyük yerden olunca, şirketin mühendislerinden Nobutoshi Kihara ilk walkman’i 1979 yılında icat etmiş. Biz her ne kadar walkman olarak ansak da cihaz Amerika’da “Soundabout“, İngiltere’de ise “Stowaway” olarak piyasaya sürülmüş. Akio Morita’nın can sıkıntısı sonucu ortaya çıkan bu cihaz o kadar çok ilgi görmüş ki, 2009 yılına kadar 385 milyon adet satmış. İlk olarak biraz büyükçe ve sadece müzik dinlemek için doğan Sony Walkman, zamanla küçüldü, müzik kaydeder ve kasedi otomatik olarak çevirir hale geldi.

#8. Discman

Sony Discman

Teknoloji ilerledikçe, plaklarla başlayan müzik dinleme keyfi kasetlerle, ardından da CD’lerle devam etti. Philips ve Sony ortaklığıyla geliştirilen, açılımı “compact disc” ya da Türkçesiyle “yoğun disk” olan CD de 1982 yılında Sony mühendislerinden Norio Ohga tarafından icat edildi. CD’nin icadı teyp kasedinin de sonunu getirirken, walkman’in bir sonraki versiyonu discman’in önünü açtı. CD dinleme eylemini mobil hale dönüştüren discman, ilk olarak 1984 yılında piyasaya girdi. İlk başlarda Japonya’da “CD walkman” olarak anılsa da, adı zamanla “discman”e dönüştü. CD’nin yapısı kasete göre biraz daha büyük olduğundan boyutu da walkman’den bir hayli büyüktü ve cepte taşımak pek mümkün değildi. Ancak onunla müzik dinlemek son derece havalıydı. Kasetteki gibi ileri geri sarma yoktu, hangi şarkıyı dinlemek istiyorsan numarasını seçmen yeterliydi. Ancak bir sorun vardı: CD’ler kasetlere kıyasla son derece pahalıydı ve öğrencilerin bütçesini bir hayli sarsıyordu. Ayrıca CD’leri taşımak da pek kolay değildi. Nitekim MP3 player’ların ortaya çıkması ve patlama yapmasından kısa bir süre sonra discman’ler de teknoloji tarihinin tozlu raflarında yerini aldı.

#9. iPod

ilk ipod

Müzik tutkunu olup da walkman, discman, mp3 player ve iPod sıralamasından geçmeyen var mıdır acaba? Müzik çalıcıların evriminin -şimdilik- son halkası 2001 yılında piyasaya sürülen iPod oldu. Apple’ın tescilli markası olan iPod küçük, ince ve dikdörtgen yapısıyla, ortasındaki parmakla çevrilebilir diskiyle tam bir tasarım harikasıydı. Farklı büyüklükteki belleğine sayısız şarkı yüklenebiliyor, dinlediğiniz şarkı ve şarkıcının adını ekranda görebiliyordunuz. Ses kalitesi de son derece iyiydi. iPod, Steve Jobs tarafından ilk kez tanıtıldığında, müzik piyasasında deprem yarattı. 2001 yılında piyasaya sürülen iPod Classic’i dokunmatik ekranlı iPod Touch, video oynatabilen iPod Nano ve en minik koyu iPod Shuffle takip etti. Müziğin yasal olarak indirilmesini gündeme getirmesinin ardından Apple Music’in kurulmasına yol açtı ve dijital müzik platformlarının da öncüsü oldu. iPod’lar bugün hale pek çok kişi tarafından kullanılıyor.

#10. iPhone

ilk iphone

Teknolojide “çığır açmak” kelimesini kullanıyorsak, bu kelimenin yüzyılımızda karşılığı hiç kuşkusuz iPhone olacaktır. iPhone 28 Haziran 2007’de, yine Steve Jobs tarafından tanıtıldı. İçerisinde barındırdığı dahili kamera, yazılı mesajlaşma, görsel ve sesli mesajlar, medya player, internet tarayıcısı, e-posta, kablosuz internet, hesap makinesi, GPS, radyo ve indirilebilen sayısız uygulamayla birçok farklı cihazı tek bir makineye toplamış ve tüm kullanıcılarının hayatının yönünü değiştirmişti. Yüzyılın fenomeni olan iPhone’un ilk modelinin tanıtımından sonra, yaklaşık 10 sene içerisinde 10 yeni modeli daha piyasaya sürüldü.

Share on Facebook9Share on Google+1Tweet about this on TwitterPin on Pinterest0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir